kolesterol bitkisel tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kolesterol bitkisel tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kolesterol Tedavisi ve Kolesterol Diyeti

Doktorunuz size kolesterol sorununuz var dediği anda ilaç tedavisine başlamak aşırı tehlikeli, dikkat edin ! Yazıda okuyacağınız diyet programı kolestrolünüzü kontrol altına almanızı sağlayacak profesyonellikte !

Genellikle insanlar kolestrolün kalp ve damar hastalarında çıkan bi’ sorun olduğunu düşünsede, kilo problemi olanlar, alkol ve sigara kullananlar, şeker ve tansiyon hastası olanlarda kolesterol şikâyetiyle karşılaşabilir.

Kimler kolesterol ilacı kullanmalı?

Kalp krizi geçirmiş insanlar, geçici beyin atağı, felç, kalp damarlarında kolesterol sebebiyle daralma olan kişiler, stend takılı veya daha önce stend takılmış hastalar, bypass ameliyatı geçirenler, yakın ailesinde kalp krizi geçiren ve diyabetli kişilerin çok olduğu bir ailenin ferdi olanlar ciddi risk grubuna girdiği için kolesterol ilacı kullanabilir.

Kolesterol insana neler yapar?

• Gözaltında oluşan siyah halkalar
• Ağızda acı tat
• Bas ağrısı ve basta ağırlık hissi
• Görmede bulanıklık
• Baş dönmesi
• Hazımsızlık ve iştahsızlık
• Yorgunluk ve stres
• Uykusuzluk
• Sol kolda ve kalp üzerinde hissedilen ağrılar

Kolesterolü Dengeleyen Beslenme

Beslenme şeklinin değiştirilmesi ve uygun bir beslenme planıyla kolesterol sorunundan kurtulabilirsiniz. Doymuş yağlar ve trans yağlardan uzak durulmalı. Düşük yağ oranlarıyla beslenmek kolesterolü dengeler. Zeytinyağı, omega–3 bulunan balık, ceviz ve sebzeler, elma, yulaf gibi tahıllar, süt ve süt ürünleri, sarımsak… Gibi besinler kolesterolü normal değerlere çekiyor.

Kolesterol ilaçları sanıldığı gibi büyük yan etkilere sahip olan ilaçlar değildir. Fakat riskli durumlar hariç, kolesterol ilaçsızda tedavi edilebilir.

Kolesterol ne işe yarıyor?-Osman MÜFTÜOĞLU

Bu soruyu “kolesterolsüz bir yaşam hepimiz için olanaksızdır” diye yanıtlamak gerekiyor. Kolesterolü hem vücudumuz üretiyor, hem de doğrudan hayvansal besinlerle kazanıyoruz. Hücrelerimiz kolesterol olmazsa birçok hormonu, vitamini üretemiyor, başta hücre zarı olmak üzere yapısal bütünlüğünü koruyamıyor. Üstelik bu hormonların çoğu cinsellikle ilişkili olanlar. Yani kolesterol olmazsa çoğalmamız bile tehlikeye giriyor. Kısacası fazlası bir damar zararlısı gibi kabul edilen bu yaşamsal madde, insanlığın devamı için de olmazsa olmaz. Belki de bu nedenle işimiz şansa bırakılmamış, vücudumuzun neredeyse her dokusu gerektiğinde kolesterol üretebilme yeteneğiyle donatılmıştır. Sorun düşük yoğunlu lipoproteinlerle taşınan kolesterol tipinin fazlalaştığı hallerde ortaya çıkıyor. LDL kolesterol olarak bilinen kolesterol arttığında damar sertliği riski de artıyor, kalp krizi veya felç benzeri riskler çoğalıyor. Bu konuda çok ciddi tartışmalar var. Bazılarına göre sorun kolesterolün fazlalığından ziyade aşırı oksitlenmesinden kaynaklanıyor. LDL kolesterol oksitlendiği zaman damarların duvarına tutunup plak oluşturuyor. Bu plaklar damar duvarını sertleştirip kalınlaştırıyor ya da üzerine pıhtı oluşumu yerleşiyor. Bazen de bu plaklardan kopan parçalar daha ilerde küçük çaptaki damarları tıkıyor. Kısacası kolesterol de biraz paraya benziyor. Yokluğu da çokluğu da sorun.

KOLESTEROL İLAÇLARINA NE ZAMAN BAŞLANMALI-Osman MÜFTÜOĞLU

Kolesterol ilaçlarına ne zaman başlamalı - Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Kolesterolünüz yüksekse mutlaka ilaç kullanmak zorunda değilsiniz.

Kötü kolesterol yüksekliğinin tedavisinde ilk aşama, beslenme önlemleri almak ve hareketli bir hayat sürmektir. Bazen bu önlemler yeterli olmaz. Sadece sebze meyve yiyip, her gün bir saate yakın egzersiz de yapsanız kolesterolünüz yeteri kadar düşmez. İşte böyle durumlarda kolesterol düşürücü ilaçlardan faydalanmak gerekebiliyor.

KOLESTEROLÜ düşürmek için en çok kullanılan ilaçlar, ortak bir isimle tanımlanıyor: Statinler! Statinler son yıllarda bizde de 'çok kullanılan ilaçlar ligi'nin ilk sıralarında yer almaya başladı. Bu ilaçları da gereksiz ve dikkatsiz kullanma eğiliminde olduğumuzu düşünen hekimlerden biriyim. İflah olmaz statin karşıtlarından ne kadar uzaksam, her reçeteye statin yazma konusunda da o kadar duyarlıyım. Diğer ilaçlarda olduğu gibi kolesterolü dengeleyen ilaçları kullanmada da temel sorumluluk biz doktorlara düşüyor.

Ne var ki bu ilaçlara ne zaman başlanacağı konusunda bizim de kafamız karışık. Çünkü elimizde net bir yol haritası hálá yok! Kısacası LDL ve HDL kolesterol değerlerinin hangi noktalara ulaştığında ilaç tedavisine başlanması gerektiği konusunda doktorlar da kararsız...

Faydaları da var Statinler karaciğerde kolesterol üretimini düşünerek LDL kolesterolü azaltıyor. LDL kolesterol azalınca matematiksel bir toplamdan ibaret olan total kolesterol de azalıyor. Her gün alınan 5 mg atorvastatin, 10 mg sinvastatin, 20 mg pravastatin, 40 mg fluvastatin LDL kolesterolü yüzde 30, total kolesterolü yüzde 20 civarında azaltıyor.

Statinlerden bazıları trigliserid isimli yağı da azaltabiliyor. Özellikle atorvastatin içerenler trigliserid düzeylerinde yüzde 20'leri geçen düşüşler sağlayabiliyor. Hatta günde 80 mg dozda kullanıldığında atorvastatinin (ciddi trigliserid yüksekliği olan kişilerde) yüzde 60'lara varan düşmeler sağlayabildiği görülüyor. Statinlerin HDL kolesterol düzeylerini birazcık artırabileceği biliniyor ama bu etki son derece sınırlı. Çoğu zaman yüzde 5-10 oranında bir artıştan fazlası beklenmiyor.

Yan etkileri var Kolesterol yüksekliği problemi olan çok sayıda hastayı izleyen ve değişik statinleri sık sık kullanan bir hekim olarak kişisel kanaatim statinlerin güvenli ilaçlar olduklarıdır. Çok endişe edilen karaciğer ve kas hasarı yaklaşık yüzde bir-iki oranında görülüyor. Çoğu zaman ilaç kesildiğinde bu yan etkiler de kendiliğinden iyileşiyor. Bana göre statinler arasında yan etki oluşturma yönünden de etkinlik potansiyeli bakımından da ciddi farklar yok. Her statini farklı hastalarda kullanmak mümkün olabiliyor.

Yeni üretilen statinlerin eskilere oranla çok önemli avantajlar sağladığı düşüncesinde değilim. Bu nedenle, özellikle patent koruma sürecinde olan statinleri kullanmak yerine jeneriklerinden de faydalanılabileceğini ve bu şekilde ciddi bir ilaç ekonomisi tasarrufu sağlanabileceğini düşünüyorum.

Ne zaman kullanmalı Statinlerin özellikle kullanılmaları gerektiği bazı durumlar var. Örneğin kalp damar hastalığı kanıtlanmış olanlar, tıbbi öyküsünde koroner by-pass operasyonu, koroner stend uygulaması gibi girişimler bulunan kişilerde LDL kolesterolün 100mg/dl'yi geçmemesi arzu ediliyor. Hatta bazı koşullarda 70 mg/dl civarında tutulması gerektiği belirtiliyor. İşte bu hastalarda statin tedavisine başlamak için çok fazla tutucu olmamak gerekiyor. Ayrıca HDL kolesterolü 35 mg/dl'nin altında olan hastalarda da LDL kolesterolü 100'ün altına indirmek için statin kullanmayı düşünmekte fayda var. İnme geçiren, periferik damar hastalığı olanlarda da LDL kolesterol seviyelerini özellikle HDL kolesterol düşüklüğü de varsa- 100 mg/dl'nin altında tutacak dozda statin tedavisi planlamak gerekiyor.

Koruyucu amaçla kullanılabilir mi

KOLESTEROL yüksekliği olan bir kişide sadece koruyucu amaçla statin kullanma konusunu dikkatle değerlendirmekte fayda var. Böyle bir durumda ne 'aşırı bir statin taraftarı olup ilaca başlamak', ne de 'iflah olmaz bir statin karşıtı gibi davranmak' hastanın lehinedir. Kalp damar hastalığı bakımından yüksek riskli biriyseniz koruyucu amaçlı statin kullanmanız mümkün ama eğer risk fazla değilse her hastaya LDL kolesterolü yüksek olduğu için koruyucu amaçlı statin başlamak doğru olmayabiliyor. Örneğin ailesinde kalp damar hastalığı erken yaşlarda görünenler, şeker hastaları, sigara içenler, HDL kolesterolü çok düşük olanlarda koruyucu tedaviyi de düşünmek gerekiyor. Doğrusu her kişide ciddi bir risk değerlendirmesi yapmak, kişisel sağlık öyküsünü incelemek.

Statinleri akşam yemeğinde alın

DÜŞÜK kolesterollü, az yağlı, doymuş yağları sınırlı beslenmeye ve aktif bir yaşam sürmeye devam edin. Doktorunuzun verdiği ilacı değiştirmeyin. Statinleri akşam saatlerinde almak daha etkili oluyor. Bunun nedeni karaciğerde kolesterol üretim hızının gece saatlerinde en yüksek düzeylerde olması. Bu nedenle statinleri akşam yemeğiyle yatma saati arasında alın. Eklem kas ağrıları, kas güçsüzlüğü, yorgunluk, genel halsizlik, iştahsızlık gibi belirtiler olursa doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin. Geçmişinizde karaciğer hastalığı kas hastalığı varsa doktorunuza hatırlatın. Cinsel güç azalması, saç dökülmesi, kabızlık, mide şikáyetler bazı hastalar tarafından belirtilse de statinlerle ilişkili bulunmuyor.

HDL kolesterolü 60'tan fazla ise

HDL kolesterolünüz, yani iyi kolesterolünüz 60'ın üzerinde ise bu durum koroner kalp hastalığı yönünden negatif bir risk faktörü olarak kabul ediliyor. Şanslı biri olduğunuzu düşünüp sevinebilirsiniz. Özellikle geçmişinizde koroner kalp hastalığı öykünüz yoksa, by-pass operasyonu, stend tatbiki gibi girişimler uygulanmamışsa, kötü kolesterol LDL'niz çok fazla yükselmediği sürece statin kullanımına başlamanız çoğu zaman gerekmez. Bu şansı yakalayanlarda ciddi LDL yükselmeleri olmadıkça koruyucu statin tedavisi ertelenebiliyor.

Osman MÜFTÜOĞLU-SUDA BEKLETİLEN CEVİZ KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR MÜ?

Geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil! Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Bazı yiyeceklerin kolesterolü yükselttiği, bazılarının da düşürdüğü doğru. Bu nedenle kolesterol yüksekliğiyle mücadeleye beslenme tarzınızı gözden geçirerek başlamalısınız.

Ceviz, sarımsak, elma, yulaf kepeği, limon kolesterolü düşüren besinlerin en ünlüleri. Ne var ki, geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil! Cevizin omega-3 yağları ve bitkisel sterollerden zengin olması onu kolesterolü yüksek olanlara tavsiye edilen besinlerin birinci sırasına yerleştirdi. Bu bilginin bilimsel temelleri olduğunu Amerikan İlaç ve Besin Kurumu (FDA) onayladı. Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir. Yüksek kolesterolle mücadeleyi akşamdan suda beklettiğiniz cevizin sabah aç karnınaa suyunu içip üstüne cevizleri yemek şeklinde sürdürürseniz söz konusu ritüelin de herhangi bir zararını görmezsiniz. Kolesterol yüksekliğiyle mücadelenin beslenme tarafındaki en önemli noktaları, tam yağlı hayvansal ürünlerden (et ve süt ürünleri), sakatat içeren yiyeceklerden, mandıra besinlerinden, trans yağ ihtiva eden fırın, pastane imalatlarından uzak durmak. Çünkü tam yağlı süt ve süt ürünleri, salam, sucuk ve benzeri şarküteri ürünleri, tam yağlı etler ve iç organlar, kolesterolden ve kolesterol üretimini arttıran doymuş yağlar açsından zengin. Ayrıca sebze meyveyi, tam tahılı ve bakliyatı bol bir beslenme planına uymanızın da faydası olacağını unutmayın.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Öneriyor :

Size yeni ve etkili bir önerim var. Bu öneriyi en az üç ay uygulayın, büyük bir olasılıkla iyi sonuç alacaksınız: Her gün kahvaltıda 50 mililitre (1/4 su bardağı) taze nar suyu için!

HDL’yi ilaçla yükseltmek mümkün mü?-Osman MÜFTÜOĞLU

HDL’yi ilaçla yükseltmek mümkün mü?

İyi kolesterol HDL’nin azalması, özellikle de kritik hudutların altına düşmesi (% 35 miligram ve altı), koroner arterler için en az kötü kolesterol LDL’nin yükselmesi kadar önemli bir sorun. İşin kötüsü HDL azlığına çoğu zaman yüksek trigliserid seviyeleri, kan şekerinde yükselme eğilimi ya da gizli diyabet (prediyabet), ürik asit fazlalığı ve göbek-karın bölgesinden yağlanmanın da eşlik etmesi. Bütün bunlar HDL azlığıyla birlikte damar sertliğini daha da ciddi bir tehdit haline getiriyor. Düşük HDL seviyelerini arttıran bir ilacı geliştirmek için birçok firma yoğun çabalar gösterdi. Bunlardan biri (Pfizer) önemli bir mesafe kat etmesine rağmen son aşamada (ortaya çıkan yan etkiler nedeniyle) çalışmalarını ürünü piyasaya vermeden iptal etti. Şimdilik ufukta yakın bir gelecek için ciddi bir alternatif de görünmüyor. Tek alternatif olarak geriye bir B vitamini olan niacin kalıyor. Ne var ki niacin alınması zor bir ilaç. Sık sık istenmeyen yan etkilere yol açıyor. Bu nedenle şimdilik bilinen diğer seçeneklerden istifade etmekte yarar var: Daha sık ve yoğun egzersiz yapmak, şişmansanız fazla kiloları vermek, sigara içiyorsanız bırakmak, trans yağlı yiyeceklerden kaçınmak...

KOLESTEROL SORUNU-Kolesterol düşürücü doğal ürünler işe yarıyor mu?-Osman MÜFTÜOĞLU

Kolesterol düşürücü doğal ürünler işe yarıyor mu?

Kolesterol sorunu olanların bir kısmı yan etkilerinden duydukları endişelerle reçeteli kolesterol ilaçlarını kullanmak istemez. Benim de böyle düşünen hastalarım var, çoğu doğal bir destek arayışı içinde... Doğal bitki özleri veya besinlerle kolesterolü düşürdüğünü iddia eden ürünlerin sayısıysa oldukça fazla. Ne var ki bunların çoğu güvenli veya etkili değil. Çoğunun söylemleri iddiadan öteye geçemiyor. Ama yine de kolesterol sorunu olanların kullanabilecekleri birkaç doğal destek var. Bunların en ünlüsü kırmızı mayalı pirinç. Bir tür kırmızı mayada fermente edilmiş pirinçten (red yeast rice) elde edilen özlerin toplam kolesterolü % 15-25, kötü kolesterol LDL’yi % 30 oranında düşürebildiğini gösteren bilimsel bulgular var. Bu ürünler reçetesiz satılıyor. Ürünlerin içinde doğal lovastatin var. Bilindiği gibi bu madde aslında sentetik olarak üretilen Mevacor isimli ilacın içindeki maddenin aynısı. Doğal kolesterol düşürücüler arasında bitkisel sterol ve stanoller, polikosanol alkol, yeşil çay ve guggul da ekleniyor. Benim önerimse bu ürünlerden faydalanmayı düşündüğünüzde de doktorunuzla konuşmanız.

BESLENME-Kolesterolüm normalse yumurtayı ne sıklıkta yiyebilirim?-Osman MÜFTÜOĞLU

Kolesterolüm normalse yumurtayı ne sıklıkta yiyebilirim?

Kolesterol sorunu olmayan sağlıklı bir yetişkinin haftada 3-4 gün, günde bir yumurta tüketmesi bile sorun yaratmaz. Bir yumurta ortalama 200-220 miligram kolesterol ihtiva eder. Sağlıklı bir yetişkinin günlük kolesterol ihtiyacı da 300 miligram civarında. Bununla birlikte kolesterol sorununuz yoksa yumurta yemekte abartıya kaçmamak koşuluyla, çok temkinli davranmanız gerekmiyor. Yumurta mükemmel bir protein kaynağı olduğu, içindeki yağların büyük oranda faydalı yağlar içerdiği, vitamin ve minerallerden zengin yapısı nedeniyle de mükemmel bir besin. Yumurtanın kahvaltıda yendiğinde uzun süre tok tuttuğu için kilo kontrolünü kolaylaştıran bir besin seçeneği olduğunu da hatırlatalım.

KOLESTEROL İÇİN ŞİFALI OTLAR-KOLESTEROL DÜŞÜREN BİTKİLER



Prof. Dr. Ahmet Maranki 'den kolesterol için bitkisel çözüm önerileri:

Kolesterol insan vücudunda kan gibi gerekli olan bir maddedir. Fazlalığı çeşitli hastalıklara sebep olur.

Soya lesitin,omega 3 yağı, üzüm çekirdeği özü, greyfurt,enginar, ananas hapları, yeşil çay, zencefil, biberiye, kuşburnu, kekik, kırmızı pul biber, sivribiber kolesterol için faydalıdır.

Tereyağı, margarin, balıkyağı, kaz yağı, sığır yağı, koyun iç yağı, tavuk yağı ve hindi yağı gibi katı yağlarla, sakatat, yumurta sarısı, krema, fazla hamur işleri ve şeker,fazla tuz,kestane, ve kuru yemişler çok az kullanılmalıdır.

Kolesterole karşı pratik bitkisel formüller:


1- Ayrık kökü, ardıç tohumu, zeytin yaprağı,kekik, biberiye gibi bitkiler çay gibi demlenip içilirse kolesterolün düşmesini sağlar.

2- Biberiye ve zerdeçal toz haline getirilip yemeklere yarı çay kaşığı eklenir.

3- yeşil çayın kolesterol düşürücü etkisi vardır.

4- Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı toz zencefil konularak 10 dakika demlendirilir. günde 3 bardak içilir.

5- Bir bardak suya 4-10 gram zerdeçal konularak 10 dakika kaynatılır. Günde 2-3 bardak içilir.

6- Bir bardak kaynar suya 4-10 gram sarı kantaron konularak 10 dakika demlendirilir. Günde 2 bardak içilir

Prof. Dr. Ahmet Maranki