bingür sönmez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bingür sönmez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kalp Hastalıklarından Korunma Önerileri-Bingür SÖNMEZ

Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin anahtarı, yaşam biçiminizde yapacağınız küçük değişikliklerde saklı. Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez , kalp hastalıklarına karşı mücadeleyi 3 ana grupta topladı. Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen kalp hastalarının yakınlarına büyük görevler düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Sönmez, kalp hastalıklarından korunma yollarını anlattı.

Sağlıklı Beslenin!

Kalp sağlığınız için sağlıklı yiyecekler tüketin. Kolesterolünüzü gerekli seviyeye düşürmek ve kalp hastalıklarından korunmak için tereyağı, iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlardan uzak durun. Zeytinyağı, ayçiçek, mısırözü, soya gibi bitkisel yağları tercih edin. Kırmızı eti mümkün olduğunca yemeyin. Et tercihleriniz balık, hindi, tavuk olsun. Beslenmenizde, fasulye, mercimek, bezelye gibi kolesterolsüz protein kaynaklarına yer verin. Yağsız veya az yağlı, süt ve süt ürünleri tüketin. Konsantre süt, karaciğer, işkembe gibi sakatatlardan; sosis, sucuk, salam gibi gıdalardan uzak durun. Düşük kalorili sebze ve meyveler kalp hastalıklarına karşı koruyucu maddeler içerirler. Günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Beslenmenizde beyaz un yerine işlenmemiş buğday unu (kepekli) tercih edin. Köfte-pilavdan başka yemek yemeyen çocuklarınıza bamya, fasulye, salata, meyve yemesini öğretin. Çocuklarınızı fast food-hamburgerden uzak tutun.

Bel ölçünüze dikkat edin!

Yağların karın çevresinde toplanmasının özellikle kalp-damar hastalığı riskini arttırdığını ve bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimi geçmemesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Fazla kilolarınızdan kurtulmaya çalışın. Bunun için öğün aralarında atıştırmalara, hızlı yemek yemeğe son verin. Yavaş ve istikrarlı kilo vermenin daha sağlıklı ve kalıcı olduğunu unutmayın. Kilo kaybı sağlıklı bir yaşam için ilk adımdır. Kilo vermek; kan basıncını, kan şekerini, kan yağlarını ve erken ölüm riskini azaltır.

Menopozu geciktirin!

Östrojen hormonu kadınları damar sertliğine karşı korur. Ancak menopozla birlikte östrojen hormonu ortadan kalktığı için kadınlarda anormal bir damar sertliği süreci başlar. Bu nedenle menopozun geciktirilmesi için tedavi uygulanmalıdır. Bu hormonun meme kanseri riskini arttırdığına ilişkin tartışmalar olsa da, istatistiklere göre, Amerika‘da her yıl 250.000 kadın koroner kalp hastalığından yaşamını kaybetmektedir. Meme kanserinden ölenlerin sayısı ise 45.000 civarında. Kısacası koroner kalp hastalığında risk daha büyük.

Düzenli spor yapın stresten uzak durun!

Tembellik ve aşırı stresten uzak durun. Düzenli egzersiz, kalp hastalıkları ve kalp krizinden korur. Kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı güçlendirir. Ancak 35 yaşından sonra yoğun efor gerektiren bir spora başlayacaksanız, gizli kalp hastalığı riskine karşı mutlaka iyi bir kalp kontrolünden geçin. Egzersizin en ideali uzun yürüyüşlerdir. Kandaki kötü kolesterolünüzün yakılması için 5 kilometreyi 45 dakikada tempolu şekilde yürüyün. Efor sırasında göğüs ağrısı, halsizlik, kramp, nefes darlığı gibi şikayetlerle karşılaşırsanız egzersize derhal ara verin.

İşinizde sınırlarınızı zorlamayın!

İş ve meslek konusunda hiçbir zaman beceri ve olanaklarınızı zorlamayın. Özellikle aile şirketlerinde kalp krizi sorunuyla sık karşılaşılır. Zengin ailelerin çocukları yurt dışında çok iyi eğitim alırlar ve genç yaşta şirketin üst düzeyde yönetimine getirilirler. Ancak mesleki deneyimi olmadığı için bu kişi kendisini sürekli ailesine kanıtlama çabası içine girer ve stres yaşar. Sonunda, omuzlarına yüklenen ağır sorumluluk onun kalp krizi geçirmesine neden olur. Bu nedenle çocuklarınıza hazır olmadıkları sorumlulukları vermeyin.

Sağlığınızı kontrol altında tutun!

Aile geçmişinizde kalp hastası varsa, şişmansanız, diyabet veya yüksek tansiyon hastasıysanız, sigara kullanıyorsanız 30, değilseniz 40 yaşından sonra şu testleri yaptırın: Total kolesterol, HDL (iyi huylu kolesterol), LDL (kötü huylu kolesterol), tigliserid ve kan şekeri. Kan yağları dışında düzenli olarak yüksek tansiyonunuzu ölçtürün. Koroner kalp hastalığından korunmak için hekim tavsiyesiyle birinci guruptakiler 30, ikinci guruptakiler 40 yaşından sonra günde 100 mg aspirin almalıdır.

Psikolojik destek alın!

Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir Liyezon Psikiyatri uzmanı ile görüşün. Liyezon Psikiyatri uzmanı, organik bir hastalığın (kalp hastalıpınızın) psikolojiniz üzerinde yaptığı bozuklukları inceler.

Aceleci olmayın!

Kendinizle, yaşamla, ailenizle, eşinizle, dostlarınızla barışık olun. Çok çabuk karar veren, hızlı hızlı konuşan, merdivenleri birkaç basamak birden çıkmaya çalışan, sabırsız biriyseniz (A tipi kişilik) yavaşlayın. A tipi kişilikte kandaki adrenalin seviyesi çok yükselir, bu da spazma neden olur. Riskinizi azaltmak için daha yumuşak, sakin hareket eden, huzurlu biri olmaya özen gösterin.

Alkolü sınırlandırın!

Kalbiniz için alkol yararlıdır demiyoruz. Fakat eğer içki içecekseniz tercihiniz yararlı kolesterolü yükselttiği bilinen kırmızı şaraptan yana olsun (günde bir su bardağı). Fakat kırmızı şarap içmiyorsanız içinde kalbi koruyucu maddeler içeren üzümü çekirdekleriyle birlikte yiyebilirsiniz. Üzüm çekirdeği toz ve kapsül olarak satılmaktadır.

DAMAR SERTLİĞİNE KARŞI-Bingür SÖNMEZ

Doğal ürünlerin yağlarının karışımından elde edilen özel bir yağ, kalp ve damarları koruyor

Prof.Dr. Bingür Sönmez, keten tohumu, çörek otu, nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, ceviz ve fındık yağından günde bir kaşık tüketilmesinin, damar sertliğinin gelişmesini önlediğini açıkladı.

Prof.Dr. Birgür Sönmez, bu yağların salata-çorba gibi yiyeceklerin üzerine dökülerek veya kahvaltıda nane, kekik, kırmızı biber gibi lezzet ve kokusunu güzelleştirici ilavelerle tüketilebileceğini söyledi. Prof. Dr. Sönmez ayrıca günlük tüketim miktarının 1 çorba kaşığı olabileceğini belirtti.

FİYATLARI DA MAKUL
Antioksidan maddeler içeren, soğuk pres yöntemiyle elde edilen bu yağların makul fiyatlarda satılmaya başladığını belirten Prof. Dr. Sönmez, "Bu yağlar, koroner damarların iç yüzeyindeki parlak kaygan zemini koruyan antioksidan maddeler ihtiva ediyor. Keten tohumu, çörek otu, nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, ceviz ve fındık yağından günde bir kaşık tüketilmesi, damar sertliğinin gelişmesini önlüyor. Antioksidan maddeler içeren bu yiyecekler kişiyi, güneşin zararlı etkilerinden de koruyor. Çünkü bu bitkiler, antioksidan maddeleri kendilerini güneşin zararlı etkilerinden korumak için üretiyor. Bu nedenle bu yağları tüketenler de güneşin zararlı oksidan etkilerinden korunmuş oluyor" açıklamasında bulundu.

KALP HASTALARI NASIL ORUÇ TUTMALI-Bingür SÖNMEZ

Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp hastalarını dikkatli olmaları konusunda uyaran Prof. Dr. Bingür Sönmez: Ramazan boyunca iki saatlik öğle uykusu, vücudun su ve elektrolit kaybını önlemek bakımından büyük önem taşıyor. Öğle uykusu uyuyanların, uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşüyor.

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Ramazan ayının bu yıl uzun ve sıcak günlere denk gelmesi nedeniyle özellikle oruç tutacak kalp hastalarını dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Sağlıklı kişilerin oruç tutarken günde en az iki saat uyumalarını öneriyor.

* Uzun ve sıcak günler, Ramazan ayında oruç tutacak kişiler için ne anlam ifade ediyor? Oruç tutmak isteyen kişilere önerileriniz nedir?

Ağustos sıcakları ile uzun günlerin birleşimi, oruç tutacak kişilerin bu yıl daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Çünkü vücudun sıvı ve tuz kaybı nedeniyle sağlıklı kişilerde bile tansiyon ve kalp ritminde bozukluk, baygınlık ve kan şekerinde düşme gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bunun için bu uzun günlerde; gündüz en az iki saat uyumak gerekiyor. Ramazan boyunca iki saatlik 'siesta', vücudun su ve elektrolit kaybını önlemek bakımından büyük önem taşıyor. Akdeniz ülkelerinin bir geleneği olan 'siesta' denilen öğle uykusu alışkanlığının olduğu ülkelerde, kalp hastalıklarının düşük olması dikkat çekiyor.

* Oruç tutanlar için gündüz uykusu şart mı?

Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, son derece dinlendiricidir ve vücuttaki bütün stresi alır. Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların, uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur, bu da kalp krizi riskini tetikler. Eğer hafta içi gündüz uykusu mümkün değilse hafta sonu iyi uyumaya özen gösterilmelidir.

TANSİYON DÜŞÜREBİLİR!
* Kalp hastaları oruç tutarken nelere dikkat etmelidir?

Geçmiş yıllardaki Ramazanlar'da durumu uygun olan kalp hastalarımıza oruç tutabileceklerini söylerken, bu yıl bunu büyük bir risk olarak görüyoruz. Çünkü ağustos sıcakları ile birleşen 15 saatlik açlık, kalp hastaları için bu, çok tehlikeli olabilir. Bu süre içinde hayati ilaçlarını uygun aralıkla alamayacakları gibi, hastaların elektrolit, su ve tuz kaybı da dikkate alınmalıdır. 15 saat boyunca yeterli su alınamaması tansiyon düşüklüğü ve fenalık hissi sonuçlanarak kalpte sorunlar oluşturabilir.

ACIKIRIM KORKUSUYLA TIKA BASA YEMEYİN!
* Ramazan'da nasıl yemek yenmesini öneriyorsunuz?

Ramazan'da öğünlerin sayısının azalması, metabolizmayı olumsuz etkiliyor. Bu nedenle özellikle kalp sağlığı açısından iftarda 'acıktım', sahurda 'acıkırım' korkusu ile tıka basa yemek, mide ve kalbe baskı yapıyor, kişi de zarar görüyor. Bu nedenle iftara önce bir kase çorba ile başlanmalı. Bir kase komposto veya sütlü tatlı yenmeli teravih namazına gidip, döndükten sonra tamamlayıcı hafif bir yemek tercih edilmelidir. Sahurda mümkün olduğu kadar tuzlu ve tatlı olmayan yemekler seçilmeli. Bu şekilde üç öğün yemek yenmiş olacak ve vücut olumsuz etkilenmeyecektir.

* Sahurda içilen çay ve kahveyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çay; idrar söktürücü olduğu için gün içindeki susuzluğunuzu artırabilir. İftarda bol bol çay içebilirsiniz ancak sahurda çok çay ve kahve içmek gün içerisinde susamanıza neden olur.

ŞEKER HASTALARI TATLIYI İKİ SAAT SONRA YEMELİ!
Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç, şeker ve tansiyon hastalarının oruç tutarken dikkat etmeleri gerektiğini anlattı:
1 Şeker hastalarının kan şekerlerini kontrol altında tutmaları için az ve sık yemeleri gerekir. Oruç sırasında bunu yapamadıkları için oruçlarını açarken yarım saat ara ile yemek yemeleri gerekmektedir.
2 Yine şeker hastalarının kan şekerlerini dengelemeleri için karbonhidratlı yiyeceklerin yanında mutlaka proteinli bir yiyeceği de tüketmeleri gerekir.
3 Eğer bir şeker hastası tatlı yemek istiyorsa; tatlıyı orucu açtıktan iki saat sonra yemeli ve yanında mutlaka bir bardak süt içmelidir.
4 Şeker ve tansiyon hastaları ilaçlarını saatinde ve düzenli almalıdır.
5 Hem şeker hastaları hem de tansiyon hastaları iftardan sonra 1.5 lt su, sahurda ise bir litre su içmelidir.
6 Tansiyon hastalarının özellikle dikkat etmesi gereken konu, birdenbire bütün yemekleri yemekten kaçınmalarıdır. Yavaş yavaş ve dinlenerek yemelidirler.
7 Pilav veya makarna iftarda yoğurtla birlikte yenilmeli ve sıklığı haftada iki defa olmalıdır.

ACIKIRIM KORKUSUYLA TIKA BASA YEMEYİN!
* Ramazan'da nasıl yemek yenmesini öneriyorsunuz?
Ramazan'da öğünlerin sayısının azalması, metabolizmayı olumsuz etkiliyor. Bu nedenle özellikle kalp sağlığı açısından iftarda 'acıktım', sahurda 'acıkırım' korkusu ile tıka basa yemek, mide ve kalbe baskı yapıyor, kişi de zarar görüyor. Bu nedenle iftara önce bir kase çorba ile başlanmalı. Bir kase komposto veya sütlü tatlı yenmeli teravih namazına gidip, döndükten sonra tamamlayıcı hafif bir yemek tercih edilmelidir. Sahurda mümkün olduğu kadar tuzlu ve tatlı olmayan yemekler seçilmeli. Bu şekilde üç öğün yemek yenmiş olacak ve vücut olumsuz etkilenmeyecektir.

* Sahurda içilen çay ve kahveyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çay; idrar söktürücü olduğu için gün içindeki susuzluğunuzu artırabilir. İftarda bol bol çay içebilirsiniz ancak sahurda çok çay ve kahve içmek gün içerisinde susamanıza neden olur.

AĞIR İŞÇİLER SAHURDA BOL BOL SIVI TÜKETMELİ!
Memorial Etiler Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü'nden Uzman Dr. Murat Görgülü, sıcak havalarda oruç tutarken sağlıklı kalmak için şu önerilerde bulundu:
-Yaz aylarında oruç tutarken bazı hasta gruplarının da özel olarak dikkat etmesi gereken durumlar vardır. Yüksek tansiyon ve kronik rahatsızlığı olan hastalar; kalp ve böbrek sorunuyla uğraşanlar sıcak havalarda mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutmalı; beslenme düzenlerinde büyük değişiklik yapmamalı ve ilaçlarını aksatmamalıdırlar. Sıcak hava ve sıvı kaybı nedeniyle bu tip hastaların genel durumlarında ve metabolik değerlerinde bozulma olabilir. Yine çok yaşlı kişilerin de sıvı kaybı ve sıcağa daha duyarlı oldukları unutulmamalıdır. Bu tip kişilerin oruç tutmaya başlamadan önce doktor kontrolünden geçmeleri önemli bir husustur.

-Yaz aylarında özellikle açık havada çalışan ağır işçilerin mutlaka sahura kalkarak sıvı almaları, dengeli beslenmeleri gerekmektedir. Güneşin dik olduğu öğle vakitlerinde ve her 1-2 saatte bir mola verilip dinlenilmesi, serin bir bölgede bulunulması çok önemlidir.

KALP YETMEZLİĞİNİN BELİRTİLERİ VE ÖNLEMLER-Bingür SÖNMEZ

Yastık sayısına dikkat!

Kalbin vücuda yeterince kan pompalayamaması olan kalp yetmezliğinin tipik belirtileri var. Kesik kesik nefes alma, gece nefes darlığıyla uyanma, bacaklarda ve karında şişlik. Yüksek yastıkta uyuma ihtiyacı da kalp belirtisi.

Kalp yetmezliği nedir?

Prof. Dr. Bingür Sönmez: Kalbin bir de pompası var. Bu pompa diğer organlara ve dokulara kan gönderir. Eğer pompa güçsüz düşer ve yeteri kadar kan pompalayamazsa ortaya kalp yetmezliği çıkar. Yeteri kadar kan pompalanamaması kalp damarlarındaki darlık, kalp krizi, çarpıntılar, yüksek tansiyon gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Ama hiçbir neden olmasa da, her şey normalken, birdenbire kalp adalesinde bir güçsüzlük oluşabilir. Sonuçta kalp boşlukları gittikçe büyür ve kalp yetmezliği gelişir. Buna kardiyomiyopati diyoruz. Bu hastalık çoğunlukla geçirilmiş viral enfeksiyonlardan sonra olur.

Kalp yetmezliğinin belirtileri neler?

Prof. Dr. Bingür Sönmez: Çabuk yorulma, nefes darlığı, kesik kesik nefes alma, göğüs ağrısı ve çarpıntı en önemli belirtileridir. Hasta özellikle şunu belirtir: "Ben merdiven çıkarken yorulmazdım, şimdi 2'nci kata çıkarken yoruluyorum." Daha ileri safhada hasta yataktayken nefes darlığı gelir. Bu artık son aşamadır. Özellikle hastaya şu soruyu yöneltiriz: "Gece nefes darlığıyla uyanıyor musun?" Yanıt "Evet" ise bu artık kalp yetmezliğinin en ileri safhasıdır. Hasta gece korkuyla uyanır, camı pencereyi açmaya kalkar. Hatta bazen hiç yatamaz. Alçak yastıkta nefes darlığı arttığı için başının altına koyduğu yastık sayışını arttırır. Eskiden bir yastık koyarken son zamanlarda "2 yastıksız uyuyamıyorum" diyorsanız, bilin ki ilerledi. Hastalar bazen hiç uyuyamayacak kadar kötüleşir, sadece yatağın kenarına otururlar. Kalp yetmezliğinin önemli bir belirtisi de bacaklarda, karın ve akciğer boşluğunda su toplamasıdır. Bu su toplaması 10-15 kiloya kadar ulaşabilir.

Kalp yetmezliği nasıl tedavi ediliyor?

Prof. Dr. Bingür Sönmez: Sebebe yönelik tedavi yapmamız lazım. Önce tıbbi tedavi yapıyoruz. Bunun için idrar söktürücü ilaçlarla kalbin yükünü azaltıyoruz. Çünkü kalp yetmezliği hastalarında böbrek fonksiyonları bozulduğu için tuz tutulması olur. Tuz su tutar. Mesela bazen serviste gözümüzün önünde 1 haftada 25 kilo alan hastalar var. Aslında bu kilo değil, inanılmaz bir su tutulmasıdır. Bu da hastada ciddi kalp yetmezliği, nefes darlığı, çarpıntı, uyurken korku ve panikle uyanma gibi şikâyetlere neden olur. İşte bu sırada hemen idrar söktürücüler kullanmak zorundayız. 12-15 litreye çıkan kanı hemen 7 litreye indirmemiz gerekir. Kalp yetmezliğinde eğer sorunun kaynağında kapak problemi varsa, mutlaka kapakları değiştirmeliyiz. Ya da kalpte bir balon nedeniyle kalp yetmezliği oluşmuşsa bu sorunu gideririz. Bazı hastalarda kalp nakli zorunlu olabilir.

Kalp nakilleri zor yapılan ameliyatlar mıdır?

Prof. Dr. Bingür Sönmez: Hayır, ameliyatlar kolay ama sonrasında takibi çok zor. Çünkü ortaya hastaneye bağımlı bir hasta çıkıyor. Şu anda yılda 10-12 kalp nakli yapılabiliyor. Ama yıllık ihtiyaç 250 civarında. En büyük sorun, verici ayrıca ekonomik açıdan da çok fazla yük getiriyor. Kalp naklinde bir diğer sorun da kalbin kısa bir süre içinde nakledilme zorunluluğu. Mesela böbrek 48 saat kadar saklanabilir ama kalbin 3-4 saat içinde nakledilmesi lazım.

Yumurta iktidarsızlıkta da etkili-Bingür SÖNMEZ

Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Protein bakımından son derece zengin olan yumurta insanlığın devamı için vazgeçilmez bir gıda” dedi

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği ve Hastavuk A.Ş. işbirliği ile Antalya'da düzenlenen ‘Global Ekonomide Türk Yumurtacı Sektörünün Yeri’ başlıklı panelde konuşan Prof.Dr. Bingür Sönmez, yumurtanın sanıldığı gibi kolesterol deposu olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ, “Yumurta asla kolesterol bombası değildir. Ama biz yüzde 100 protein içeren bir gıdayı insanlardan yıllarca mahrum ettik. Son yapılan bilimsel araştırmalara göre açık kalp ameliyatı olan kişilerin bile yumurta yemesinde hiçbir sakınca olmadığı bildiriliyor” diye konuştu.

‘İKTİDARSIZLIKTA ETKİLİ’

Yumurtanın sağlık açısından gerekli bir gıda olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sönmez, ‘Önemli bir protein kaynağı olan yumurtanın kalp sağlığı açısından hiçbir zararı olmadığı ispatlanmış durumda. Son dönemde hızla artan Alzheimer, görme bozuklukları, psikolojik rahatsızlıklar ve cinsel yetersizliklerin büyük bölümünün de protein eksikliğinden kaynaklandığı saplanmıştır. Bu nedenle yumurta insanlığın devamı için vazgeçilmez bir gıda” dedi.

‘BENİ KISKANIYORLAR’

Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ, bilimsel araştırmalar sonucu ortaya çıkan araştırmalara rağmen kardiyologların yumurta konusunda sessiz kaldığını kaydetti. Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ, “Kardiyologların bu konuda sessiz kalması mesleki kıskançlıktan öte bir şey değil. Aldıkları tavır tamamen gayri bilimsel bir davranış.

Yıllarca hiç konuşmayan kardiyologlar ben olayı yüksek sesle telaffuz ettiğimde bana tepki gösterdi. Ben bir şey keşfetmedim, bunu literatürden çıkardım. Kimse de çıkıp ‘Sen yanlış söylüyorsun’ demedi. Ama bu açıklamaları yaparken bu kadar saldırıya uğrayacağımı hiç düşünmemiştim” diye konuştu.

KALBİNİZ İÇİN-Bingür SÖNMEZ

Kalp hastası olmamak, hastalığı en az zararla atlatmak için uyulması gereken bazı temel kurallar var. Kişinin kendisi ve çevresi bu kurallara bağlı olmalı.

KALP HASTASI OLMAMAK İÇİN :

1. Sağlıklı beslenmeye çocuk yaşlarda başlayın.
2. Boy -kilo oranına çok dikkat edin.
3. Kadınlar, menopozunuzu mutlaka geciktirin.
4. Fizik aktivitenizi arttırın, tembellik ve aşırı stresten uzak durun.
5. İs ve meslek konusunda beceri ve olanaklarınızı zorlamayın.
6. 20 yasından sonra hiç olmazsa bir kez; kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein ve HS- CRP kontrolü yaptırın.
7. Aile hikayenizde erken kalp hastalığı varsa, diyabet, yüksek tan-siyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından sonra her yıl kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein kontrolü ve efor testi yaptırın.
8. Kendinizle, yaşamla, ailenizle, eşinizle, dostlarınızla barışık
olun, A tipi (çabuk karar veren, hırslı, kavgacı, acele hareket eden) kişiliğiniz varsa yavaşlayın.
9. Sigara İçmeyin.
10. Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir Liyezon Psikiyatri uzmanı ile görüşün.

KALP HASTASI OLANLAR İÇİN:

1. SİGARA İÇMEYİN, sigara içilen ortamda bile bulunmayın.
2. Düzenli olarak bir kardiyologun kontrolüne girin.
3. Tedaviniz ilaç, balon veya ameliyat olabilir. Hepsinin olumlu, olumsuz yanlarını, uzun dönem sonuçlarını doktorunuzla tartışın.
4. Abartılmış fizik aktivitelerden kaçının.
5. Devamlı kullanmanız gereken ilaçlarınızı ihmal etmeyin, özellikle yüksek tansiyon ilaçlarınızın yedeğini bulundurun.
6. Kan yağlarınızı 3 ayda bir kontrol ettirerek, tahlil raporunda yazan normal sınırın altında tutun.
7. Kan yağlarınızı kontrol için diyetin yetmediği durumlarda sürekli ilaç kullanın.
8. Aile ve sosyal yaşamınızı bir kez daha gözden geçirip hayatınız-daki olumsuzlukları en aza indirin.
9. Hastalığınız için ailenizi ve çevrenizi suçlamayın, sorunlarınız için bir Liyezon Psikiyatri uzmanından yardım alın.

KALP HASTASI OLAN AİLELER İÇİN:

1. Hiçbir zaman onu hasta olduğu için suçlamayın.
2. Tetkik ve tedavinin her aşamasında onu destekleyin, teşvik edin.
3. Hastalığın oluşmasında kendinizi de hatalı buluyorsanız, bunu abartılı şekilde telafi etme telaşına girmeyin.
4. Hasta olan babanız, anneniz veya kardeşiniz için mutlaka kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein ve HS- CRP kontrolü ve efor testi yaptırın.
5. Diyetinde bir aile programı olması gerektiğini aklınızda tutun.
6. İlaçlarını ve kontrol günlerini yakından takip etmenizin ona yaşama sarılma ve güven duygusu vereceğini unutmayın.
7. Bu hastalığın ekip çalışmasıyla yenilebileceğine inanın.
8. Hastanızı yardımcı olabilmek için siz de SİGARA İÇMEYİN.
9. Hastanızla iyi bir iletişim için bir Liyezon Psikiyatri uzmanından yardım isteyin.