erkek sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erkek sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kanser Karşısında Erkekler Daha Vefasız

Erkeklerin kansere yakalanması halinde boşanma oranı yüzde 3 iken, kadının hastalanması durumunda oran 7 kat artarak yüzde 21'e çıkıyor.

Çağın hastalığı olarak isimlendirilen kanser, insan yaşamı gibi evlilikleri de ciddi risk altına sokuyor.

İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, Amerikalı bilim adamları, 2001-2006 yılları arasındaki 5 yıllık zaman diliminde gözetim altında tutulan 515 beyin tümörlü hastanın boşanma oranlarını inceledi.

Çiftlerden birinin kansere yakalanması durumunda boşanma ya da ayrılıkla sonuçlanan evlilik oranının yaklaşık yüzde 12 olduğunu kaydeden bilim adamları, özellikle kadınların hastalanmasının evliliğin geleceği açısından çok daha ciddi bir risk unsuru olduğunu gözlemledi.

Evli çiftlerde erkeklerin kansere yakalanması halinde boşanma oranının sadece yüzde 3 olduğunu belirleyen araştırmacılar, kadının hastalanması durumunda ise bu oranın 7 kat artarak yüzde 21'e yükseldiğini tespit etti.

Genç çiftlerin bu zorlu durumun üstesinden gelirken birlikteliklerini koruyabilme oranının, uzun zamandır evli olan, daha olgun çiftlere nazaran çok daha az olduğunu vurgulayan bilim adamları, ayrılığın hastayı ve tedavi sürecini olumsuz etkilediğine dikkati çekti.

Uzmanlar, bu tür bir durumla karşı karşıya kalan çiftlere psikolojik destek almalarını ve birbirleriyle korkuları, beklentileri ve gereksinimleri konularında konuşmalarını önerdi.

ERKEK CİLT BAKIMI VE KÜRLER

Dr. Ceyda ŞENER Erkek bakımı deyince akla ilk gelen tıraştır; çünkü tıraş, çoğu erkek için daha genç, daha yakışıklı ve temiz görünme anlamını taşırken, bir yandan da cilt bakımı için büyük önem taşır. Pürüzsüz bir tıraş ve nemlendirilmiş yumuşak bir cilt, her erkeğin sahip olmak isteyeceği bir görüntüdür. Erkeklerin cildi kadınların cildine oranla daha kalın ve dayanıklıdır. Fakat erkek cildi sakal ve tıraş yüzünden daha çok yıprandığından, bakımına daha da önem gösterilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda tıraş esnasında ve sonrasında oluşabilecek yaralanma ve tahrişler de hem istenmeyen bir görüntüdür hem de acı verdiğinden uygun yöntemlerle tedavi edilmelidir.

Islak ve kuru tıraş, her ikisi de cildi kurutur. Özellikle ıslak tıraşta yani tıraş bıçağı ile tıraşta kıl kökleri daha çok travmaya maruz kalır. Bunun sonucunda kıl dönmeleri ve iltihaplar ortaya çıkar. Bu cildi hem rahatsız eder hem de dış etkenlere karşı hassaslaştırır. Tıraş öncesi ve tıraş bakımı kadar tıraş sonrası bakım da büyük önem taşımaktadır. Birçok erkek dezenfektan olarak kolonya ya da alkollü after shave kullanır; bu cilde faydadan çok zarar verir. Çünkü alkol hücre öldürücü etkisi ile tıraşta meydana gelen olası kesiklerin iyileşmesini geciktirir. Bu nedenle, tıraştan sonra cilt tipine uygun bir after shave hem cildi dinlendirir, hem de besler.

Erkeklerin her gün tıraş olmaları, bir bakıma ciltlerindeki ölü deri tabakasının temizlenmesini sağlayarak hücre oluşumunu ve cildin yenilenmesini canlandırır. Ancak yüzlerinin üst kısmındaki deri tabakası soyulmadığı için zamanla sertleşerek matlaşır. Tıraş esnasında özen gösterilmezse yüzün koruyucu tabakasından mahrum edilen cilt kurur, gerginleşir, soğuğa karşı dayanıksızlaşır ve gerginliğini kaybeder. Kızarıklıklara, kimi zaman kıl dönmesine neden olur. Bir de akneleri varsa, tıraş birçok sıkıntıya yol açar. Cilt dış etkenlere daha açık hale gelir.

Bu nedenle erkeklerin de ciltlerine özen gösteren temel bakım alışkanlıkları edinerek bunu sürdürmeleri, ciltlerinin ömür boyu genç görünmesini sağlayacaktır. Cilt bakımı sadece tıraşla sınırlandırılmamalıdır çünkü erkek cildi kadın cildine göre daha kaim olduğundan ve hormonal yapısı nedeniyle daha çok yağ ürettiğinden, erkek cildinin de düzenli temizlik ve bakıma ihtiyacı vardır. Her şeyden önce cilt tipinize uygun ürünler seçerek bunları düzenli kullanmalısınız.

Doğru tıraş
Tıraş olmayı herkes bilir; fakat herkes doğru tıraş olamaz. Sakal keseceğim derken kesik içinde kalmamalısınız. Öncelikle makine tıraşından vazgeçmeli ve ıslak tıraşa yönelmelisiniz. Jiletle yapılan ıslak tıraş hem cildi pürüzsüz yapar hem de canınızı yakmaz.

• Sıcak bir duştan sonra ya da yüzünüzü bol ılık suyla yıkadıktan sonra tıraş olun. Böylece sakalınız yumuşar ve cilt gözenekleriniz açılır.
• Sıcak su ile durulanmış cilde, tıraş kremi veya tıraş köpüğünü iyice yayarak masaj yapın. Tıraş köpüğü kullanılıyorsa aynca fırça kullanmak gerekmez. Köpük ıslatılmış
avuca sıkılarak yüze yayılır.
• Mutlaka gliserin bazlı bir tıraş köpüğü kullanın. Mentollü olanlar sakalınızı sertleştirir ve gözeneklerinizi kapatır.
• Sakallarınızı ters yönde kesmeyin,
her zaman kılların uzadığı yöne doğru tıraş olun. Aksi taktirde kıl dönmesi ve batık sorunu yaşayabilirsiniz.
• Tıraş olacağınız jilet bıçağının temiz olmasına önem gösterin.
• Çene ve boynun en son sırada tıraş edilmesi gerekir. Böylece su ve köpük, sakalların en sert olduğu bu bölgeleri yumuşatmak için cilt üzerinde daha uzun süre kalır.
• Tıraştan sonra kolonya ya da alkollü after-shave'ler kullanmayın, bunun yerine alkolsüz nemlendiriciler kullanın. Böylece cildiniz beslenir ve yumuşar.

Erkekler İçin Bakım kürleri :

Normal ve karma ciltler için;
10'ar ml soya yağı ve Hint yağı, 20 ml badem yağı ve 30 ml zeytinyağı iyice karıştırılarak şişeye konur. Bir pamukla yumuşak dokunuşlarla yüzünüze ve boynunuza yedirdiğiniz maskeyle cildinizin doğal temizliğini sağlayabilirsiniz.

Yağlı ciltleri temizlemek için;
1 yumurta şansı, 1 yemek kaşığı susam yağı ve 3-4 damla limon suyunu iyice karıştırıp krem kıvamına getirin. Elle yüze ve boyna sürüp 10 dakika bekleyin, sonrasında da ılık suyla durulayın.

Cildinizi derinlemesine temizleyip siyah noktalan gidermek için limon peelingini kullanabilirsiniz.

2 yemek kaşığı ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz da su eklenerek lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle 2-3 dakika boyunca cilt temizlenir, sonra ılık suyla yıkanır.

Yumurta iktidarsızlıkta da etkili-Bingür SÖNMEZ

Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Protein bakımından son derece zengin olan yumurta insanlığın devamı için vazgeçilmez bir gıda” dedi

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği ve Hastavuk A.Ş. işbirliği ile Antalya'da düzenlenen ‘Global Ekonomide Türk Yumurtacı Sektörünün Yeri’ başlıklı panelde konuşan Prof.Dr. Bingür Sönmez, yumurtanın sanıldığı gibi kolesterol deposu olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ, “Yumurta asla kolesterol bombası değildir. Ama biz yüzde 100 protein içeren bir gıdayı insanlardan yıllarca mahrum ettik. Son yapılan bilimsel araştırmalara göre açık kalp ameliyatı olan kişilerin bile yumurta yemesinde hiçbir sakınca olmadığı bildiriliyor” diye konuştu.

‘İKTİDARSIZLIKTA ETKİLİ’

Yumurtanın sağlık açısından gerekli bir gıda olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sönmez, ‘Önemli bir protein kaynağı olan yumurtanın kalp sağlığı açısından hiçbir zararı olmadığı ispatlanmış durumda. Son dönemde hızla artan Alzheimer, görme bozuklukları, psikolojik rahatsızlıklar ve cinsel yetersizliklerin büyük bölümünün de protein eksikliğinden kaynaklandığı saplanmıştır. Bu nedenle yumurta insanlığın devamı için vazgeçilmez bir gıda” dedi.

‘BENİ KISKANIYORLAR’

Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ, bilimsel araştırmalar sonucu ortaya çıkan araştırmalara rağmen kardiyologların yumurta konusunda sessiz kaldığını kaydetti. Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ, “Kardiyologların bu konuda sessiz kalması mesleki kıskançlıktan öte bir şey değil. Aldıkları tavır tamamen gayri bilimsel bir davranış.

Yıllarca hiç konuşmayan kardiyologlar ben olayı yüksek sesle telaffuz ettiğimde bana tepki gösterdi. Ben bir şey keşfetmedim, bunu literatürden çıkardım. Kimse de çıkıp ‘Sen yanlış söylüyorsun’ demedi. Ama bu açıklamaları yaparken bu kadar saldırıya uğrayacağımı hiç düşünmemiştim” diye konuştu.

Horlamanın Nedenleri ve Çareleri

Horlama ciddi bir sağlık sorunudur ve erken yaşta tedavi edilmesi gerekir. Uyku düzenini bozan bu rahatsızlık, Maalesef yaygındır.

Birden kilo kaybı, alkol ve sigara tüketimi horlamanın nedenlerindendir. Ağız anatomisi, alkol, burun sorunları, boğazın solunumu etkilemesi de yol açabilir.

Oksijen eksikliği karbondioksit artışı yüksek sesle solumayı sağlar ve horlama oluşur. Bademcik hastalıkları ve şişmanlık en bilinen sebepleridir.

Kulak burun boğaz doktoruna yönlendirilebilirsiniz. Tedavi edilmezse, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, felç gibi sorunlar ortaya çıkar.

Kalıcı hastalıklar oluşur. Çocuklarda ise dikkat eksikliği, hiperaktivie ortaya çıkar. Her gün geceleri 6 saat süreyle takmak şartıyla takılıp çıkarılabilen her bireye özgü olarak hazırlanan özel bir ağız içi protezleriyle kalıcı olarak tedavi edilebilir.

Cerrahi anlamda, yumuşak damağa yönelik cerrahi müdahaleyi içerir. 1 yıl sonra tekrar nüks etme ihtimali %50’dir. Sportif bir yaşam biçimi seçilmelidir.

Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce alınmamalıdır. Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınılmalıdır.

Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınılmalıdır. Aşırı yorgunluktan sakınılmalıdır.

Alkolün İnsan Bünyesine Olan Etkisi

Alkolün insan vücuduna somut ve soyut zararları vardır. Bunlardan bazıları, yürümede güçlük, bulanık görme, konuşma yeteneğinin kaybolması, hafıza durması, reaksiyon, tepki ve hareketlerde yavaşlama, anlama bozukluğu gibidir.

Miktar arttıkça bünye daha çok etkilenir. Uzun süre devam edilip alışkanlık haline getirilirse, beyinde ciddi hasarlara yol açabilir.

Karaciğer, kalp, tansiyon, beyin hastalıkları ve cinsel işlev bozukluklarına yol açar. Ayrıca alkol zayıflatır.

Bazı kişiler ömür boyu kontrol altında tutulabilirler. Bazı faktörleri bilmek gerekir. Bunlar, ne kadar ve hangi sıklıkta içildiği, başlanılan yaş ve toplam süre, kişinin cinsiyet, eğitim, genetik bilgileri ve ailedeki alkol kullanan kişiler, genel sağlık durumu.

Beyin hasarı bilgisayarlı tomografi ile ölçülür. Alkol, kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ani ölümlere sebep olur.

Aşırı alkol geçici hafıza kaybına neden olur. İnsan,irade ve dengesini kaybeder. Alkol göze giden görme sinirlerine de tesir eder. Körlüğe neden olabilir. Anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.

Antropoz Nedir

Herkesin bildiği gibi erkekler bu dönemlerinde değişik durumlara girer, tıpkı bayanların menopoz dönemlerinde olduğu gibi . Kimi erkek daha bir genç davranmaya başlar kimi erkekse bi’ tembel davranıp antropozu buna bahane gösterir. Erkek doğası gereği gençleşmeye çalışması iyide, gençleşmenin sebebi nedir diye sormak gerekiyor. Antropoz döneminde aldatma yoluna giden kişi tehlikelidir. Karşı cinsin üzerinde bir etkim hala var , hala kadınları tatmin edebiliyorum demek aslında “Antropoz mu oldum?” sorusunun kesin yanıtıdır. İşte antropoz hakkında detaylı bilgi ;

İskoç bilim adamları, antropoz evresindeki bayların aşırı riskli davranışlar sergilediğini söyledi. Aşırı süratli araç sürmek, aniden gelen spor yapma isteği, aldatmalar, viagra kullanımı gibi kendilerini yaşlı olmadıklarına ikna etme çabası içinde olduklarını belirtti . Tabiki cinsel yaşamdaki güçsüzlük ve iktidarsızlık korkusu onların en büyük kabusu .

Tıpkı kadınların menopozu gibi erkeklerin doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olan antropoz, her erkektede aldatma gibi belirtilerle açığa çıkmayabilir. Bazı erkeklerin korkulu rüyası olan antropoz, bazı erkekleri bunalıma sokarken kimi erkekler bu dönemi farkında dahi olmadan atlatabiliyor. Bilinmesi gereken en önemli nokta antropoz evresini geçirmişte olsa erkekte testesteron hormonu bitmiyor. Kadınlarda menapozdan sonra bittiği bilinen bu hormonlar için erkekte aynısı söylenemez diyen iskoç bilim adamları, “baylarda androjen eksikliğinden ötürü hormon seviyelerinin düştüğü antropoz görülür” diye belirtti.

Antropoz Belirtileri

1. Cinsel istekte azalma
2. Güç kaybı
3. Yorgunluk
4. Uykusuzluk
5. Duygusal değişmeler
6. Depresyon
7. Kaslarda erime
8. Kemiklerde erime (osteoporoz)
9. Özellikle göbekte görülen vücut yağlanmaları

Antropoz döneminde kişinin hormonu tamamen tükenmediğinden ötürü tedaviside tabiiki var . Özellikle Alternatif tıp antropoz için süper imkanlar sunuyor, tabi doktor kontrolünde kullanılan ilaçlarda bulunuyor . Kuvvet macunları bu işi fazlasıyla görebilir .

Vazektomi-Meni Kanalı Operasyonu

Erkeklerin ilişkiye girip kadını hamile bırakamaması durumunda meni kanalında yapılan bu kanalın ameliyatı vazektomi operasyonudur.

Poliklinik tedavi merkezinde gerçekleştirilir.

Sperm kanalındaki sorun giderilir, döldeki spermlerin görevi aktif hale getirilir.

Operasyon süresince ayık olursunuz. Doktorunuz sizi uyuşturur ve lokal anestezi uygular.

Sperm kanalının küçük bir bölümü kaldırılır, ve sonunda bir bölümü küçük penslerle tıkanır.

Diğer tarafa da aynı şekilde uygulanır. Delik küçülür ve dikilerek iyileşir. Vazektomi güvenli bir yoldur.

Güvenli bir doğum kontrol yöntemidir.

Bu ameliyatı olan 10000 kişiden 15inin partneri hamile kalmıştır.

İleride kesinlikle çocuk istemiyorsanız vazektomi ameliyatı olmanızda bir sakınca yoktur.

Vazektomide şu durumlarda beklemeye ihtiyacınız vardır. Kanama bozukluğu veya üreme organlarında bir enfeksiyon.

Operasyon günü bir kasık bağı getirin ve genital bölgenizin temiz olduğundan emin olun.

Doktorunuz muhtemelen neler yapacağınızı size önceden bildirecektir.

İdrar Kaçırma Hastalığı Tedavi Türleri

İdrar kaçırma, kadınlar için önemli bir sağlık sorunu. Yaygın inanışın aksine idrar kaçırma yaşlanma sürecinin normal bir sonucu değil. Kadının iş, sosyal ve özel yaşantısında ciddi sorunlara yol açan idrar kaçırmanın çözümünü, modern tıp, tanı ve tedavi yöntemleriyle bulmuş durumdadır.

İstem dışı idrarını tutamama ve farkında olmadan idrarını boşaltma durumudur. Normalde herkeste (kadın ve erkek), idrar torbası normal kapasitesine kadar dolduğunda, beyinde uyarılmayla idrar yapma isteği oluşur.

Ancak bazı durumlarda; gerek kadınlarda, gerek erkeklerde (ama çoğunlukla kadınlarda) idrar torbası tam dolmadan ya da tuvalete gitme isteği oluşmadan idrar kaçırılır. Hasta, idrarını tutamaz. Hatta bazen idrarını kaçırdığını bile fark etmez.

Sadece üzerini ıslattığı zaman idrar kaçırmış olduğunu anlar. Kegel egzersizleri, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi mümkündür. Bazı idrar kaçırma tipleri ilaçlar ya da hormonlarla tedavi ediliyor. İdrar torbası ve idrar yapmayla ilgili kasların kontrol altına alınması sağlanarak pelvik taban kasları güçlendiriliyor.

Bu egzersizlere ek olarak bir günlük (idrar günlüğü) oluşturularak bu program çerçevesinde mesane eğitimi sağlanmaya çalışılıyor. Bu egzersizlerle birlikte veya tek başına uygulanan biofeedback ile elektrik simulasyonu da, zayıflamış pelvik taban kaslarının güçlendirilmesinde etkili oluyor.

Testis kanserinin tedavi şansı nedir?-ERKAN TOPUZ

Yeğenim 18 yaşında. Testis kanseri tanısıyla ameliyat edildi. Şu anda kemoterapi görüyor. Doktorlar tümörün 'germ hücreli' olduğunu söylüyor. 2'nci kez ameliyat olması gerekiyormuş. Testis tümörlerinin tedavi şansı nedir? D.M.

Testis kanserinin tedavi şansı
CEVAP:
Testis kanserleri ikiye ayrılır: Seminom ve seminom dışı.

Seminomların kemoterapi, gerekirse radyoterapiyle tedavi şansı yüzde 95'tir. Seminom dışı tümörlerin ise bu yöntemlerle tedavi şansı yüzde 75lere kadar çıkar. Kemoterapi süresi hastalığın evresine göre değişir. Erken evrede 2, orta evrede 4, ileri evrede 6 küre kadar çıkabilir. Tümör kemoterapiye tam yanıt verirse, bilgisayarlı tomografi, PET, tümör markerları normalse tedavi kesilir. Ama nüks ve kemoterapiye direnç varsa metastatik odağa ameliyat gerekli olabilir. Ama genellikle nüks eden bölgeye radyoterapi yapılır ve kemoterapi değiştirilir. Bu hastalarda bütün kemoterapiler denenip başarı elde edilmezse yüksek doz kemoterapi veya kemik iliği nakli düşünülebilir.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü
Prof.Dr. Erkan TOPUZ

CİNSEL GÜÇLENDİRİCİ: SUNA DUMANKAYA

Malzemeler :

50 gr. antep fıstığı
50 gr. soya fasülyesi
25 gr. çam fıstığı
25 gr. fındık içi
25 gr. ceviz içi
20 gr. polen tozu
10 gr. tarçın tozu
10 gr. zencefil
10 gr. üzüm çekirdeği
2 kilo bal

Hazırlanışı :

Malzemeler bir kase içerisinde karıştırılır. Gün içerisinde 3 öğünde tüketilir.