Son zamanlarda kahve ile ilgili çelişkili bilgiler alıyoruz. Kahve dost mu, düşman mı emin olamıyoruz. Kafeinle duygusal bir ilişkimiz olduğu ise muhakkak. Kafein hiç tartışmasız, bir ilaçtır. Sıcacık kahve fincanında, mis kokulu çayları yudumlarken hatta birçok meşrubatın içinde ve az da olsa çikolatadan aldığımız, reçetesiz satılan güçlü bir ilaçtır. Kafein aldıktan birkaç dakika sonra vücudumuzdaki etkileri kendini gösterir. 4-6 saat kadar bizimle yaşamaya, hayatımızı etkilemeye devam eder.
* Kafein bizi yatıştıran, sakinleştiren 'adenosin' adlı bir hormonu etkisiz bırakır. Kahve ile canlanmamız ve aynı zamanda uykumuzun kaçmasının nedeni budur.
* Öte yandan bize adeta adrenalin yani cesaret ve heyecan pompalar. Geçici bir canlanmaya yol açar ama ne yazık ki, ardından bitkin düşmemize neden olur.
STRES HORMONU
* Kafeinin bir başka etkisi de stres hormonu olarak tanıdığımız kortizol seviyelerini artırmasıdır.
* Kafein vücudumuzdaki dopamin adı verilen bir başka hormonunu da yükseltir. Kendimizi önce iyi hisseder, sonra inişe geçeriz. Kahve tiryakiliğininin altında biraz da dopamin tiryakiliği yatar.
* Kafein idrar söktürücüdür. Bu da genellikle vücudun su kaybetmesine neden olur. Kahvenin yanında bir bardak su getirilmesi oldukça anlamlıdır. Ama nescafe, meşrubat ya da çikolata yanında su içmek aklımıza gelmez.
SPORDAN ÖNCE YARARLI
Kafeinin olumlu tarafı metabolizmayı hızlandırması, egzersizden önce alınırsa yağ yakımını artırmasıdır. Az miktarda kahve, açlık hissini azaltarak kan şekerini dengede tutmaya da yardımcı olur. Yani kafein dostumuz da olabilir, düşmanımız da. Bütün mesele ne kadar ve ne zaman aldığımız.
* Günde 2 fincandan daha fazla kahve içmeyin. Kola içtiyseniz ya da çikolata yemek istiyorsanız bunların ilave kafein dozu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
* Öğleden sonra saat 16'dan itibaren kafeinden uzak durun. Bu maddenin vücutta 6 saat kadar etkili olduğunu aklınızda tutun, uykunuzu riske atmayın.
* Spor yapmadan önce bir fincan kahvenin tadını çıkarabilirsiniz.
|
SAFRA KESESİ-KARACİĞER TEMİZLEME |
|
AHMET MARANKİ |
Tüm hastalıklara Tedavi
Alerji
Anemi
Doğal Antibiyotik
Bağırsak parazitleri
Bağırsak Temizleme
Behçet hastalığı
Bel-Boyun-Eklem ağrıları
Beyin Düşünce Gücü
Böbrek hastaları
Böbrek iltihabı
Depresyon
Diyabet-Şeker hastalığı
Eklem Ağrıları
Epilepsi-Sara
Hemoroid-Basur
Hiperaktivite-Stres
Idrar Enfeksiyonu
Kalp Damar Hastalıkları
Karaciğer temizleme
Kabızlık
Kıl dönmesi
Kısırlık giderici
Kısırlık Tedavisi
Kolesterol
10 yaş gençleşme
Kozmik beden temizliği
Malta Humması-Brusella
Mide Yanması ve Reflü
Meme Kanseri
Menopoz
MS hastalığı
Regl-Adet ağrıları
Renkler ve Psikoloji
Sinüzit
Saç Dökümü
Sağlıklı Beslenme
Sağlıklı Yaşam
Tiroid hastalığı
Unutkanlık
Varis
Cilt Bakımı ve Güzellik-Cilt Hastalıkları
Zayıflama ve Beslenme
Solunum Yolu Hastalıkları
Hangi Bitki Hangi hastalığa faydalı
|
ENDER SARAÇ |
Zayıflamak için Tüm Diyetler
Metabolizma canlandırıcı
Karın yağlarını eritme
Zayıflatıcı bitki çayı
Zayıflamaya doğal destek
Vücut yağlarını eritme
5 bitki çayı
Diyet kurabiyesi
Toksin atıcı diyet
Zayıflama detoks çorbası
Toksin atıcı pretoks kürü
Stres ve gerginlik için diyet
Ekspres diyet
Göbek eriten diyet
Son Yorumlar
KARIŞIK BAŞKA KATEGORİLER
selülit eriten bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selülit eriten bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selülitlere etkin çözüm: Radyo frekansı-YASEMİN AMATO
Mart geldi, yarısı geçti... Bazen kapıdan baktırıyor, bazen kazma kürek yaktırıyor ama yaz günlerinin yaklaştığını da haber veriyor. Aynalar gerçekçidir, size neler söylüyor?
Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorununSelülitler yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur.
Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim...
Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.
Tedavi keyif veriyor
Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir.
Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorununSelülitler yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur.
Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim...
Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.
Tedavi keyif veriyor
Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir.
SELÜLİT ÇÖZÜMÜ-Dr. Howard MURAD
Hollywood'un en ince vücutlu yıldızlarını bile etkileyen selülit problemi 100 kadından 90'ının ortak kabusu.
Dünyanın en ünlü dermatologları arasınra gösterilen Dr. Horward Murad'a göre; selülitlerle baş edebilmenin en etkili yolu kapsamlı bir program uygulamak. Dr Murad'ın selülit problemine özel kitabından size rehberlik edecek önemli noktalar aşağıda.....
Selülik probleminde etkili sonuç almak için ne yapmalıyız?
Cevabı aslında çok basit. Dr. Murad' a göre erkili bir sonuç için, sadece kremlele yetinmeyip, beslenmemize dikkat etmeli, düzenli egzersiz yapmalı ve daha az stresli bir yaşam biçimiyle, kapsamlı bir program uygulamalıyız. Çünkü selülit, hormonal değişimler, genetik yatkınlıki dolaşım bozukluğu, stres, dengesiz beslenme gibi bir çok etkenin sonucunda ortaya çıkan bir cilt problemi.
Adım Adım Selülilere Çözüm Programı
1. Hedeflerinizi yazın ve kafanızda hayal edin.
2. Selülitlerinizi değerlendirip derecesini tanımlayın.
3. Beslenmenizi inceleyin. Alışverişe gidin. Selülitleri önleyecek yiyecekleri olabildiğince fazla tüketmeye çalışın ve zararlı yiyecekleri hayatınızdan çıkartın.
4. Sabah-akşam günde iki kez selülit kremlerinizi mutlaka uygulayın.
5. Düzenli egzersiz yapın. Bol bol yürüyün.
6. Stresi azaltmak için yaşam şeklinizi değiştirmeye çalışın.
7. Bol bol su için.
Sizin Selülitiniz hangi seviyede?
1. Derece : Dışarıdan belli olmayan sıkıldığında görünen.
2. Derece : Cildin yüzeyinde sıkılmadan belli belirsiz çukurlanma görünen.
3. Derece : Dışarıdan ileri derecede çukurlanma ve çökme görünen.
4. Derece : Bariz çukurlanma ve çöken bölgelerde çizgilenme görünen ve zaman zaman ağrı yapan.
Uzak Durulması Gereken Yiyecekler :
• Yağlı kırmızı et, sosis, söğüş etler vs.
• Kümes hayvanları ve balığın kızarmış hali
• Kızarmış yiyecekler (sebzeler dahil)
• Tam yağlı yoğurt, süt
• Şeker, şekerle tatlandırılmış meyve jöleleri ve reçeller
• Soda ve kola (şekerli ya da şekersiz), meyve suları
• Konserve sebzeler (domates ürünleri dışında)
• Beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz pirinç, krakerler, beyaz veya işlenmiş undan yapılan unlu gıdalar, rafine baklagiller
• Tereyağı, mayonez
Tüketilmesi Gereken Yiyecekler :
• Fasulye, mercimek, bezelye
• Soyalı yiyecekler (soya fasulyesi, tofu)
• Tavuk, hindi (derisiz), balık (fırında, ızgara)
• Yumurta beyazı
• Soya sütü (kalsiyum eklenmiş), yağsız süt
• Yağsız sade yoğurt veya soya yoğurdu
• Keten tohumu
• Tüm meyve ve sebzeler
• Kuru meyveler, yemişler
• Zeytinyağı
Dr. Murad diyor ki;
Selülit, yaş ve kilodan bağımsız olarak kadınların %90’ını, çatlaklar ise; ergen yaştaki kadınların %70’ini ve hamile kadınların %90’ını olumsuz yönde etkiler. Selülit ve çatlaklar artık hayatın kaçınılmaz birer parçası değil.
“Araştırmalarım gösteriyor ki; selülit ve çatlakları tedavi etmek istiyorsak, yağ yakmaya değil cildi onarmaya odaklanmamız gerekiyor. Sadece cildin ihtiyacı olan nemlendirici ve hücre koruyucu besinleri alarak cildimizi onarabilir, nemlendirebilir ve canlandırabiliriz; inatçı yağ hücrelerini bu sayede cildin yüzeyinden geri iterek görünmez olmaya zorlayabilir ve orada kalmalarını sağlayabiliriz.”
Dünyanın en ünlü dermatologları arasınra gösterilen Dr. Horward Murad'a göre; selülitlerle baş edebilmenin en etkili yolu kapsamlı bir program uygulamak. Dr Murad'ın selülit problemine özel kitabından size rehberlik edecek önemli noktalar aşağıda.....
Selülik probleminde etkili sonuç almak için ne yapmalıyız?
Cevabı aslında çok basit. Dr. Murad' a göre erkili bir sonuç için, sadece kremlele yetinmeyip, beslenmemize dikkat etmeli, düzenli egzersiz yapmalı ve daha az stresli bir yaşam biçimiyle, kapsamlı bir program uygulamalıyız. Çünkü selülit, hormonal değişimler, genetik yatkınlıki dolaşım bozukluğu, stres, dengesiz beslenme gibi bir çok etkenin sonucunda ortaya çıkan bir cilt problemi.
Adım Adım Selülilere Çözüm Programı
1. Hedeflerinizi yazın ve kafanızda hayal edin.
2. Selülitlerinizi değerlendirip derecesini tanımlayın.
3. Beslenmenizi inceleyin. Alışverişe gidin. Selülitleri önleyecek yiyecekleri olabildiğince fazla tüketmeye çalışın ve zararlı yiyecekleri hayatınızdan çıkartın.
4. Sabah-akşam günde iki kez selülit kremlerinizi mutlaka uygulayın.
5. Düzenli egzersiz yapın. Bol bol yürüyün.
6. Stresi azaltmak için yaşam şeklinizi değiştirmeye çalışın.
7. Bol bol su için.
Sizin Selülitiniz hangi seviyede?
1. Derece : Dışarıdan belli olmayan sıkıldığında görünen.
2. Derece : Cildin yüzeyinde sıkılmadan belli belirsiz çukurlanma görünen.
3. Derece : Dışarıdan ileri derecede çukurlanma ve çökme görünen.
4. Derece : Bariz çukurlanma ve çöken bölgelerde çizgilenme görünen ve zaman zaman ağrı yapan.
Uzak Durulması Gereken Yiyecekler :
• Yağlı kırmızı et, sosis, söğüş etler vs.
• Kümes hayvanları ve balığın kızarmış hali
• Kızarmış yiyecekler (sebzeler dahil)
• Tam yağlı yoğurt, süt
• Şeker, şekerle tatlandırılmış meyve jöleleri ve reçeller
• Soda ve kola (şekerli ya da şekersiz), meyve suları
• Konserve sebzeler (domates ürünleri dışında)
• Beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz pirinç, krakerler, beyaz veya işlenmiş undan yapılan unlu gıdalar, rafine baklagiller
• Tereyağı, mayonez
Tüketilmesi Gereken Yiyecekler :
• Fasulye, mercimek, bezelye
• Soyalı yiyecekler (soya fasulyesi, tofu)
• Tavuk, hindi (derisiz), balık (fırında, ızgara)
• Yumurta beyazı
• Soya sütü (kalsiyum eklenmiş), yağsız süt
• Yağsız sade yoğurt veya soya yoğurdu
• Keten tohumu
• Tüm meyve ve sebzeler
• Kuru meyveler, yemişler
• Zeytinyağı
Dr. Murad diyor ki;
Selülit, yaş ve kilodan bağımsız olarak kadınların %90’ını, çatlaklar ise; ergen yaştaki kadınların %70’ini ve hamile kadınların %90’ını olumsuz yönde etkiler. Selülit ve çatlaklar artık hayatın kaçınılmaz birer parçası değil.
“Araştırmalarım gösteriyor ki; selülit ve çatlakları tedavi etmek istiyorsak, yağ yakmaya değil cildi onarmaya odaklanmamız gerekiyor. Sadece cildin ihtiyacı olan nemlendirici ve hücre koruyucu besinleri alarak cildimizi onarabilir, nemlendirebilir ve canlandırabiliriz; inatçı yağ hücrelerini bu sayede cildin yüzeyinden geri iterek görünmez olmaya zorlayabilir ve orada kalmalarını sağlayabiliriz.”
Selülitlere etkin çözüm: Radyo frekansı
Mart geldi, yarısı geçti... Bazen kapıdan baktırıyor, bazen kazma kürek yaktırıyor ama yaz günlerinin yaklaştığını da haber veriyor. Aynalar gerçekçidir, size neler söylüyor?
Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorununSelülitler yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur.
Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim...
Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.
Tedavi keyif veriyor
Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir. Dr.Yasemin Fatih Amato (www.yasemen.biz)
Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorununSelülitler yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur.
Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim...
Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.
Tedavi keyif veriyor
Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir. Dr.Yasemin Fatih Amato (www.yasemen.biz)
SELÜLİT İÇİN FORMÜL: SUNA DUMANKAYA
20 aspirin, 10 limon suyu çıkarın.
Limon suyu kadar susam yağı karıştırın ve cilde masaj yapın.
Limon suyu kadar susam yağı karıştırın ve cilde masaj yapın.
SELÜLİT ERİTEN LAHANA KÜRÜ-İBRAHİM SARAÇOĞLU'DAN

Selülit : Özellikle bayanların karşılaştığı sorunların başında gelmektedir. Kısaca yağın hücrelerde birikmesi olarak bilinir.
Lahana kür ne işe yarıyor?
- Kadınların kabusu selülitleri üç haftalık kürle yok ediyor.
- Kış boyunca biriken fazla kilolarınızdan kurtulmanızı sağlıyor.
- Vücutta biriken toksinleri atıyor, kolon kanserini önlüyor.
- Kan dolaşımını düzenleyip, vücudumuzun canlanmasını sağlıyor.
İbrahim Adnan Saraçoğlu ‘nun lahana kürü tarifi :
- 3-4 Tane beyaz lahana yaprağı, kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 Dakika pişirilir.
- Aç veya tok karnına Sabah 1 su bardağı ve akşam 1 su bardağı olmak üzere içilir. Bu işleme toplam 5 Gün devam edilir.
- Bu kürü 3 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin ve tekrar 3 gün uygulayın. Bu şekilde toplamda 21 Gün içerek kürü tamamlayın.
- Bu uygulamadan sonra 21 Gün ara verin ve 21 Gün aradan sonra sadece haftada 1 defa sabah ve akşam, aç veya tok karnına 1 su bardağı içilerek selülitler yok olana kadar bu küre devam edilir.
- Damak tadına uygun olsun veya içimi kolay olsun düşüncesiyle haşlama suyuna hiç bir şey ilave etmeyin.
- 21 Günlük kür için kesinlikle ihtiyacınız olan miktarı bir defada değil, her gün taze olarak hazırlayın.
Kan dolaşımını düzenlemek amaçlı kullanımı :
- 3-4 tane beyaz lahana yaprağı, kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 Dakika pişirilir.
- Birinci hafta Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı içilir.
- 2. ve 3. Haftalarda gün aşırı (bir gün atlayarak) sabah ve akşam aç veya tok karına 1 su bardağı içmeye devam edin.
- 4. haftadan itibaren 2 Günde bir olmak üzere iki hafta daha uygulayıp kürü sonlandırın.
- 3 Ay ara verdikten sonra aynı kürü tekrar edin.
SELÜLİT ERİTEN MASAJ YAĞI-ŞİFALI BİTKİLER

Prof. Dr. Ahmet Maranki Selülit giderici masaj yağı önerdi. Ahmet Maranki bu yağ karışımı ile selülitli bölgeler 7 gün masaj yapıldığında selülitleri giderdiğini söyledi.
Selülit için masaj yağı:
• Biberiye yağı
• Kekik yağı
• badem yağı
• buğday yağı
Uygulama: Eşit miktarda Biberiye ve kekik yağını ve bu yağların yakıcı etkisini hafifletmek için az miktarda buğday ve badem yağını karıştırdıktan sonra Akşam yatmadan önce selülitli bölgelere aşağıdan yukarı doğru masaj yapın ve streç filmle sarın. Sabah kalktığınızda açın.
Bu uygulamayı en az 7 gün yapın.
Selülit için masaj yağı:
• Biberiye yağı
• Kekik yağı
• badem yağı
• buğday yağı
Uygulama: Eşit miktarda Biberiye ve kekik yağını ve bu yağların yakıcı etkisini hafifletmek için az miktarda buğday ve badem yağını karıştırdıktan sonra Akşam yatmadan önce selülitli bölgelere aşağıdan yukarı doğru masaj yapın ve streç filmle sarın. Sabah kalktığınızda açın.
Bu uygulamayı en az 7 gün yapın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bağlantılar
Sitede Arama Yap
|
İBRAHİM SARAÇOĞLU |
Tüm hastalıklara Tedavi
Alzheimer
Gençleştirici Formül
Anne sütünü artırma
Ayak mantarı
Erkek-Kilo alma
Kadın-Kilo alma
Baş ağrısı-Migren
Kolesterolu düşürme
Kadın-idrar enfeksiyonu
Erkek idrar Kaçırma
Saç dökümü
Sperm artırma
İktıdarsızlık
Kısırlık-Hamile kalmak
Kısırlık-Kadın yumurtasını artırma
Romatizma
MS Hastalığı
Akciğer Kanseri
İltihaplı sivilce-Akne
Hemoroid-Basur
Meme-Göğüs büyütme
Boy Uzatma
Kabızlık
Ses kısıklığı
Mantar Hastalığı
Polikistik Over
Tiroid
Aşırı Tüylenme
Vitiligo-Hepatit B-Karaciğer yetmezliği
Meme kisti-Fibrokist
Adet sancıları
Egzema
Astım
Saç-Kepek
Zayıflamak
Topuk dikeni
Kalp ve Prostat büyümesi
Kalp yağlanması
Vitiligo
Bağırsak kanseri önleyici
Bağırsak kanseri tedavi
Kansızlık-Anemi
Karaciğer yağlanması
Mide Yanması
Depresif Regl-Adet
Yaşlılık lekeleri
Bademcik Boğaz Enfeksiyonu
Anksiyete
Depresyon
Sigara toksin atıcı
Kulak çınlaması
Kulak ağrısı
Bağırsak gazı
Vajinal Akıntı
Sigara bırakma
Elma kayısı maskesi
Selülit eritme
Unutkanlık
Yorgunluk
Menopoz
Kronik Kabızlık
Cilt Bakımı ve Güzellik-Cilt Hastalıkları
Zayıflama ve Beslenme
Blog Arşivi
-
▼
2010
(507)
-
▼
Temmuz
(40)
-
▼
Tem 11
(20)
- Tansiyon Hastalarına Sıcak Uyarısı
- Havuzlar Hasta Ediyor
- Sıcak, Tahammül Gücünü Zayıflatıyor
- Lens İle Havuza Girmeyin
- Güneş Kremiyle İlgili Çarpıcı Gerçek
- Cilt Kanserinde Aşı Umudu
- Çocukları Yaz Hastalıklarından Koruyun
- Tükenmişlik Sendromu
- Botoks mu Yaptırmalı, Dolgu mu
- Sıcaktan Soğuğa Ani Geçiş Yapmayın
- Depresyon Bunama Riskini Artırıyor
- Yaz Olunca Midenize Ne Oluyor?
- Anne Adayının Yaptırması Gereken Testler
- Vejetaryen Diyet Depresyona İyi Geliyor
- Kanser Karşısında Erkekler Daha Vefasız
- Şeker Stresi Azaltıyor
- Bilgisayarlar, Çocuklar İçin Büyük Tehlike
- Çocuk Egzamasında Astım Riski
- DNA Yapısı Kanserde Etkili
- 3K İle Hem Tok Kalın, Hem Kilo Verin
-
▼
Tem 11
(20)
-
▼
Temmuz
(40)
